30 Kasım 2008 Pazar

Krize Karşı Miting'te İvme, Disiplini ve Kırmızı Baretleri ile Dikkat Çekti


KESK ve DİSK'in çağrısıyla Türkiye'nin dört bir yanında gelen çok çeşitli kesimden 50bini aşkın emekçi, "İşsizliğe, Yoksulluğa ve Zamlara Karşı Emek, Barış ve Demokrasi" mitinginde Ankara'da Sıhhiye Meydanı'nda bir araya geldi. Katılımın çok yoğun olduğu mitingte saat 10.30'dan itibaren Hipodrom'dan yürümeye başlayan kitle saat 14.30'da Sıhhiye Meydanına ancak girebildiler. Alanın kalabalığı almaması üzerine kitlenin bir kısmı Abdi İpekçi Parkı'na ve Köprülü Kavşak'a geçmek zorunda kaldı.

Miting başladığında hala alana girebilmek için bekleyen kortejler vardı. Miting başladıktan sonra bir an önce alana girmek isteyen grupları polisin keyfi biçimde geciktirmesi ve arama noktasında ölçüsüz bir şiddet kullanması nedeniyle bir süre arbede yaşandı. Polisin gaz bombası ve cop kullandığı saldırısı sonucunda halktan yaralananlar oldu.
Her şeye rağmen miting alanında onbinlerce kişi, coşku ve kararlılıkla krizin bedelini ödemeyeceklerini haykırdı. Çok sayıda siyasi parti ve kurum temsilcisinin de destek verdiği mitinge, destekleyen kurumlar adına, TTB Başkanı Gencay Gürsoy ve TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı birer selamlama konuşması yaptılar.

Bu konuşmaların ardından Önce DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, ardından da KESK Genel Başkanı Sami Evren mitingin ana konuşmalarını yaptılar. Büyük bir coşku ve ilgi ile dinlenen konuşmalara sık sık sloganlarla kesildi. Konuşmalarda, AKP Hükümetinin krize karşı biran önce emek ve demokrasi programnı hayata geçirmesi istendi.

Konuşmaların ardından Grup KYBELE, Moğollardan Taner Öngür ve Grup Bandista kısa birer müzik dinletisi yaparak kalabalığı coşturdu.

İvme Korteji Disiplini ve Kırmızı Baretleriyle Dikkat Çekti

İvme Dergisi
de mitinge "Mühendisiz, Mimarız, Emekçiyiz Krizin Bedelin Ödemeyeceğiz" ve "TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetimini Emek Düşmanlığından Vaz Geçmeye Çağırıyoruz" yazılı pankartlarıyla katıldı.

İvme kortejinde sık sık "Semayenin Krizini Sermaye Ödesin, "Tekeller Halka Hesap Verecek", "AKP Halka Hesap Verecek", "Mühendisiz, Mimarız Haklıyız Kazanacağız", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz", "Direne Direne Kazanacağız", sloganları atılırken, mimar Alev Şahin'in düşüncelerinden dolayı Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından işten çıkarılması da sloganlarla protesto edildi.

"Yoksulluk İşsizlik Kader Değildir", "Sermaye Krizinin Bedelini, Sermaye Ödesin", "Kriz Sömürüye Bahane Olmasın", "Zamlar Geri Çekilsin", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz", "Gücümüz Örgütlülüğümüzdür", "Mühendisler Mimarlar Örgütleniyor", "Mühendisiz Mimarız, Emekten Halktan Yanayız", "Mimarlar Odası Ankara Şubesi'nde Baskıya Son", "Demokrat Görünme, Demokrat Ol", "Politik İnsana Her Yerden Baskı Var", "Oda Çalışanlarının Hakları Engellemez", Mimarlar Odası Ankara Şubesi Şirket Değildir", dövizlerinin taşındığı kortej kırmızı baretleri ve disiplini ile dikkat çekti.

TMMOB etkin yönetim anlayışının mitinge destek kararını çok geç alması ve katılımı arttırmaya dönük yeterli çaba içinde bulunmaması, TMMOB kitlesine de yansımıştı. TMMOB kortejinde yaklaşık 250 kişi bulunurken, çeşitli branşlardan mühendis, mimar ve öğrencinin yer aldığı İvme korteji 160 kişilik katılımı ile alanda yerini aldı.

27 Kasım 2008 Perşembe

Kocaeli'de Mimarlar Odası Ankara Şubesi Protesto Edildi


Kocaeli İvme Dergisi Yayın Kurulu üyeleri ve okurları, mimar Alev Şahin'in Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetimi tarafından işten atılmasını 26 Kasım 2008 günü Saat: 12.45'te Kocaeli İnsan Hakları Anıtı Önünde protesto etti.
31 Ekim 2008 günü hiçbir yazılı gerekçede bulunmayan İvme Dergisi Yayın Kurulu Üyesi olması nedeniyle mimar Alev Şahin İşten çıkarılmıştı. Emek düşmanlığı yapan Mimarlar Odası Ankara Şube yönetimi, Kocaeli İvme okurları, yayın kurulu üyeleri, çeşitli DKÖ ve partilerin desteğiyle düzenlenen ve 55 kişinin katıldığı bir basın açıklamasıyla protesto edildi.
Açıklamayı okuyan İvme Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Özkan EROĞLU, şube yönetiminin emek düşmanı tavrını eleştirerek yönetimin göreve seçilirken vaad ettiği "örgüt içi demokrasi" ilkesini hiçe sayarak tam bir yönetim oligarşisi yarattığını ve bunun sonucunda da düşünceleri nedeniyle devrimci bir mimar olan Alev şahin'i antidemokratik bir tutumla işten çıkardığına değini. Açıklamada Mimarlar Odası Ankara Şubesi yönetiminin bu tavrının her platformada gündeme getirileceği ve hesabının sorulacağı belirtilerek, Teoman Öztürk şahsında somutlanan TMMOB'deki devrimci mühendislik mimarlık geleneğinin sürdürüleceği vurgulandı.

"Baskılar Bizi Yıldıramaz", "Mühendisiz Mimarız Haklıyız Kazanacağız", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz" sloganlarının atıldığı basın açıklaması alkışlarla son buldu.

14 Kasım 2008 Cuma

İvme Dergisi Açıklama 19: TMMOB MİMARLAR ODASI ANKARA ŞUBESİ YÖNETİMİNİ EMEK DÜŞMANLIĞINDAN VAZGEÇMEYE ÇAĞIRIYORUZ


Mimarlar Odası Ankara Şubesi etkin yönetim anlayışı, yönetimsel çelişkileri arttıkça, çözümü muhaliflerini istifaya zorlamakta, istifa etmezlerse işten atmakta buluyor.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliklerine katıldığı gerekçesiyle tutuklanarak 3 ay süreyle cezaevinde kalan mimar Alev Şahin, tahliyesinin ardından Mimarlar Odası Ankara Şubesi’ndeki sekreter yardımcılığı görevine geri dönmüştür. Arkadaşımız işine döndükten sonra hayat görüşüne, yaşam tarzına ve mücadele anlayışına karşı bir ‘öteki’leştirme içerisinde yaklaşıldığını fark etmiştir. Şube yönetimi, önce yoğun bir iş yükü altında boğarak yıldırmaya çalışmış, bu yöntemle sonuç alamayınca 31 Ekim 2008 tarihinde kendisine hiçbir gerekçe göstermeden, ‘yönetim kurulu olarak istifanı uygun bulduk’ diyerek işten çıkartmıştır.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi yönetiminin, arkadaşımızın işten çıkartılma süresinde göstermiş olduğu ‘ya bizdensin ya onlardan’ yaklaşımı, demokrasi söylemlerinin sahteliğini açıkça ortaya koymuştur. Alev Şahin, İvme Dergisi’nin yayın kurulu üyesi olduğu için işten çıkartılmıştır. Nitekim yazılı olarak verilmeyen bu gerekçe görüşmelerde Şahin’e açıkça ifade edilmiştir. Hatta Sekreter Üye, yaptığı ilk görüşme sırasında ‘biz senin İvmeci olduğunu baştan beri biliyorduk’ gibi karşılığı olmayan polisiye söylemlere bile başvurmuştur.

İstifaya zorlanan arkadaşımız, kesin bir tavırla istifa etmeyeceğini önceki iki görüşmede açıkça ifade etmesine rağmen, yönetim adına bir kez daha görüşen Şube Başkanı, ‘uygun bulunan’ durumu kendisine aktarmıştır. Şahin ise her defasında, yukardan aşağıya alınmış bu siyasi kararın karşısında duracağını belirtmiştir.

Egemen sınıflar halkın en temel hak ve özgürlük taleplerinin karşısına polis copu, biber gazı, işkenceler ve f-tipleriyle çıkmakta; baskıya ve sömürüye direnip bağımsızlık ve demokrasi için mücadelede kararlı tutumlarını örgütlü mücadeleyle ortaya koyanları sindirmeye çalışmaktadır. Mimarlar Odası Ankara Şubesi de aynı tavrı göstererek, kendi üyesi ve çalışanını odada siyasi kimliğiyle var olduğu için işten çıkartmaktadır.

Ülkemizin bağımsızlık ve demokrasi tarihinde onurlu bir yeri olan, bugün sahip olduğu meşruiyeti geçmişte ödediği bedellerle kazanan TMMOB’ye bağlı bir odanın, hele ki geçmişte TMMOB’de devrimci-demokrat bir kırılmayı yaratan Teoman Öztürk’ ün de içinden geldiği bir odanın egemenler ile aynı bakış açısına sahip olması kabul edilemez.

Kendisini ‘Demokrasi İçin Mimarlar’ olarak tanıtan Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetimi, 40. Dönem Çalışma Programı’nda “İktidarını, … örgüt içi bir “yönetim oligarşi” sine dönüştüren anlayışlara karşı, oda içi demokrasinin yeniden inşasında aktif mücadele” edeceğini söylemektedir. Soruyoruz öyleyse; oda içi demokrasiyi kendisiyle aynı görüşte olmayan çalışanlarını işten çıkararak mı sağlayacaktır? Alev Şahin ne “suç” işlemiştir? Düşüncelerinden dolayı bir çalışanını gerekçesiz olarak işten atan bir yönetim, tam da iktidarını bir yönetim oligarşisine dönüştürmüş değil midir?

Sözde Demokratik Kitle Örgütü olma iddiası içerisinde olan Mimarlar Odası Ankara Şubesi etkin yönetim anlayışının kendi bünyesinde demokrasiyi algılayamadığı, demokratik bir işleyişe ne kadar yabancı olduğu bu karar ile birlikte net bir biçimde ortaya çıkmıştır.

- Çözümsüz kaldığı her noktada, yönetimsel başarısızlıklarını ört-bas etmek için çalışanlarını istifaya zorlayan,

- Herkese ‘eşit uzaklıkta ve tarafsız olduğunu söyleyen, buna rağmen kuyruk siyaseti güden,

- Mimar personelini işten çıkartmaktaki gerekçesini kendisine bile açıklayamayan, hatta bu karar arkadaşımıza açıklanırken köşe kapmaca oynayarak göz göze gelmekten bile kaçınan,

- Devrimci, demokrat bir üyesini ve hatta delegesini, tamamen siyasi bir kararla, işten çıkartmaya kadar giden etkin yönetim anlayışını Demokrasiye Davet Ediyoruz.

Bizler, İvme Dergisi olarak, Mimarlar Odası Ankara Şubesi yönetiminin bu emek düşmanı yaklaşımını kınıyoruz. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, bu anlayışı mahkum edene dek mücadelemizi sürdüreceğimizi, bulunduğumuz her platformda bu düşmanca tavrın hesabını soracağımızı buradan tüm kamuoyuna duyuruyoruz.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
+İVME DERGİSİ

7 Kasım 2008 Cuma

İvme Kültür ve Sanat Komisyonu Kişisel Gelişim ve Yaratıcı Drama Atölyesi Kursu Kayıtları Başlamıştır


KİŞİSEL GELİŞİM ve YARATICI DRAMA ATÖLYESİ KURSUMUZ BAŞLAYACAKTIR.

YARATICI DRAMA ATÖLYESİ

Drama” kelimesi kökünü , “sahnede oynanılacak oyun” anlamına gelen “dram” sözcüğünden alır. Yaratıcı drama ise herhangi bir konuyu, doğaçlama, rol oynama gibi tekniklerden yararlanarak, bir grupla, grup üyelerinin birirkimlerinden ve yaşantılarından yola çıkarak canlandırmalar yapmaktır (Adıgüzel, 2007).

Yaratıcı dramanın hızla artan popülaritesinin temelinde, pek çok alanda çalışan insana hitap etmesinin yanısıra; yaratıcı, sorun çözebilen, kolektif üretime katılabilen, özne olmayı başarabilen bireyler yetiştirmesi gibi etkenler yatar.

Yaratıcı drama bireylere sözel olan-olmayan iletişim kurma becerisi ve farkındalık kazandıran, hata yapmaktan korkmamayı öğreten; duygularını daha sağlıklı ve kontrollü bir şekilde göstermenin yollarını anlatan; etik değerlerin gelişmesi hakkında yol gösteren bir eğitimdir.

Bireylerin işbirliği yapma özelliğini geliştiren; sosyal, psikolojik ve sanatsal duyarlılığını arttıran, dört temel dil becerisini (konuşma, dinleme, okuma, yazma) geliştiren; bilgiye ulaşmak ve onu kullanmak konusunda onları istekli duruma getiren yaratıcı drama, kendisini tanıyan; güvenle ifade eden ve kendisine duyduğu güven sonucunda karar verme becerisini geliştiren bireylerin yetişmesinde etkilidir.

Kısacası “yaratıcı drama hayatın provasıdır” düşüncesinden yola çıkarak siz dostlarımızı birlikte eğlenmek ve birlikte öğrenmek üzere Cuma akşamları saat 19:00’da İvme dergisine bekliyoruz.

Gelin kendimize yeni bir pencere açalım ve hayata oyunun içinden bakalım.


Not: 24.10.2008 Cuma günü çalışmalarımız başlamıştır. Kayıtlarımız 10.11.2008 tarihine kadar devam edecek ve bundan sonra çalımalara dahil olunamayacaktır. Gelirken kot, eşofman, spor ayakkabı vb. rahat giysilerle ve küçük bir yer minderi ile gelmeniz rica olunur.

Kayıt ve Müracaat:
İvme Tel: 0 555 850 82 40
0 537 947 72 42